Şu solcular gerçekten ömür insanlar..
28 Şubat sürecinde, ciddi ciddi halkın tercih ettiği Refah Partisi’nin kapatılması yönünde görüşler serdeden Yalçın Doğan’ın, 6 Nisan’da toplanacak CHP kurultayı ile ilgili son teklifi şu olmuş:
“Eğer bu kurultayda 15-20 kişi çıkıp Kılıçdaroğlu’nu aday gösterirse, o gösterenleri partiden ihraç etmek lazım.”
Bir partide, yıllarca genel başkanlık yapmış birisi, tekrar aday gösterilirse, aday gösterenler, partiden ihraç edilsin.
Peki..
TRT’de sevilen bir dizi var. Teşkilat ismi ile birçok kanaldaki rezil diziler yerine, büyük oranda vatandaşın tercihini çekiyor..
Başrol oyuncularında Aybüke Pusat, CHP’nin boykotuna destek vermiş.
TRT yönetimi de, “Oyuncularla başlangıçta sözleşme imzalanıyor. Siyasi patilerin sözcüsü gibi paylaşımlar, yapılamaz.” diyerek, oyuncuyu dizinin kadrosundan çıkartmış..
Vaaay. Sen misin, diziyi bir siyasi parti ile eşleştirmeye kalkışan, diziyi seyreden herkesin kafasında CHP’nin boykotunu canlandıracak algı operasyonuna teslim olmayan ve CHP militanlığına soyunan bu oyuncuyu kadrodan çıkartan..
İyi de bey abiler, siz Kemal Kılıçdaroğlu’nu, CHP’ye genel başkan adayı olarak gösterenlerin partiden ihraç edilmesini bile istiyorsunuz..
Partinizde, kendi partinizin genel başkanlığını yapan adamın tekrar aday yapılmasını önerenleri bile kapının önüne koymayı düşünüyorsunuz da..
TRT’de, bir partinin militanlığına soyunan ismin, diziye devam etmesini nasıl önerebiliyorsunuz?
Teşkilat dizisinde şöyle mi olsun? Altay bir siyasi partinin paylaşımlarına beğeni yapsın.. Korkut, bir başka partinin.. Uzay, “benim sizden neyim eksik” deyip, o da farklı bir partiden.
Alın size bir dizi üzerinden, siyaset sahnesine rol çalmalar..
Kimse kendisini çok akıllı, karşısındakileri aptal yerine koymasın..
Açık konuşalım.
Net olalım..
Ekrem İmamoğlu, yolsuzluktan tutuklandı.. Suçlamalar arasında rüşvet de var, irtikap da var..
Bu suçlamalarla tutuklanan birisine, solcular destek çıkmayı bırakıp, “milletin parasına el uzatanla bizim işimiz olmaz” demeliydiler..
Ama bakıyoruz. Tam aksine..
Solcu arkadaşlar, ayaklandılar. Oyuncular, sosyal medya fenomenleri, mankenler toplu olarak yolsuzluk şüphelisi Ekrem İmamoğlu’na destek çıkıyorlar..
Aktif olarak bir dizide oynamayan, bireysel olarak kendisini beklemeye alan tipler, olur ya, kendi tercihleri ile hareket edebilirler.. Eğer sorumluluk altında oldukları, sözleşme yaptıkları dizilerde rolleri yok ise. Bağımsız takılıyorlarsa, “kendi bilecekleri bir iş”, denilebilir. veya, zaten CHP’ye payandalık yapan fox, halktv, Sözcü tv gibi televizyonlardan nemalanıyorlarsa, rantı biraz daha artırmak için, gönüllü olarak yolsuzluk şüphelisi Ekrem’e desteklerini ilan edebilirler..
Ama konuşmayana mobbing ne oluyor? Herhangi bir görüş açıklamayanları diskalifiye etmeye kalkışmak ne oluyor?
Dikkat buyrun, kendileri, siyasi parti militanı gibi konuşanların dahi, dizilerde oynamaya devam etmesini istiyorlar..
Ama bir başka sosyal medya fenomeninin, bir tiyatrodaki gösterisini, “Sen niye, yolsuzluktan tutuklanan Ekrem abimize destek açıklaması yapmadın” diye, ambargo listesine alıyorlar.
Uydurmuyorum..
Gökhan Ünver isimli bir komedyen, Ekrem İmamoğlu’nun hırsızlıklarına destek çıkmamış. Aleyhinde de bir şey söylememiş, lehinde de bir açıklaması olmamış.
Ama adamların gözleri o kadar kararmış ki..
Hemen sosyal medyada organize olmuşlar, Kültür Bakanlığı’ndan finanse edilen desteklerle açık kalan Duru Tiyatrosu’nun patronu Emre Kınay, geçtiğimiz yıllarda, “Elektrik faturamızı ödeyemiyoruz. İki aya kadar kapanacağız” açıklamaları yaparken. Bakanlığın desteği ile durumu kurtarmış. Şimdi şöyle diyor:
“Duru Tiyatro’nun durduğu yer ve çizgisi bellidir. Benim de tavrım nettir.”
Affedersiniz beyim.. Siz hani sanattan yana idiniz. Durduğunuz yer sanat ve sanatçıdan yana idi..
Ne oldu şimdi ki, bir avuç hırsız destekçisine şirin görünmeye çalışıyorsunuz?
Tiyatrolarda hep hırsızlar eleştirilirdi.
Ne yapacaksınız, kuralı değiştirip, hırsızları tiyatronuzda kahraman gibi göstermeyenleri, kapı dışarı mı edeceksiniz?
Ki bunun işaretini de veriyor, Emre Kınay (Bu adam, düşünce özgürlüğü mavalları okuyarak, 2023 milletvekili seçimlerinde, İyi Parti’den milletvekili adayı olmuştu. Heyhat). Ve diyor ki:
“Mayıs ayında Gökhan Ünver’in ilan edilen oyunları Duru Tiyatro sahnesinde yer almayacak. Nisan ayındaki gösteriyi de tanıtıma kapattık.
Ben de Kültür Bakanlığı’na çağrıda bulunuyorum:
“Siz de bu tiyatroya verdiğiniz destekleri, hemen bugün, tanıtıma da, havaleye de, aktarıma da, EFT’ye de, sponsorluğa da, kira desteğine de, oyun desteğine de her şeye kapatınız..”
Biz Kültür Bakanlığı’na çağrımızı yaparken, hayatımızın şokunu yaşadık. Aaaa. O da ne?
Yıllardır Türkiye’ye gelmesini hasretle beklediğimiz, kapıda yolunu gözlediğimiz müzik grubu Muse, boykot tartışmalarında hedef tahtasına konulan organizatör DBL Entertainment üzerinden yapılan tartışmalara dahil olmuş ve bu yıl gelmeyi planlamadan çıkartmış..
Ah.. Ah.. ne yapacağız biz şimdi?
Muse gelmezse, biz nasıl yaşayacağız?
Ha, söyler misin Özgür Özel..
Söyler misiniz, Saraçhane’ye toplanan üniversiteliler..
Muse gelmezse, kendilerini canlı olarak izleyemezsek, biz nasıl nefes alacağız, nasıl hayatımıza devam edeceğiz..
İngiliz rock müziği olmadan, biz bağımsızlığımızı nasıl kazanırız?
Ah ah..
Ah Ekrem ah..
Sen yolsuzluktan tutuklandın. Bağımsızlığımız da elden gitti.. Şimdi İngiliz şarkıcılar da gelmiyor ülkemize..
Ne yapacağız şimdi?
Volkan Konak’ın yerini, kimlerle dolduracağız biz şimdi?
Ah Ekrem ah..
Neler açtın bu ülkenin başına..
İngiliz muhiblerini de ifşa ettin..
İlkesiz solcuların riyakarlıklarını da..
Yazımı tamamlarken bir de baktım ki, Oyuncular Sendikası açıklama yapmış..
Genel Başkanlığı’nı Zuhal Olcay yapıyormuş..
Oyuncular Sendikası açıklamasında demiş ki:
“Boykot, Anayasa’nın düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile toplantı gösteri yürüyüşü hakkı kapsamında değerlendirebilecek bir protesto biçimidir.
Anayasamızın 25., 26. ve 34. maddeleriyle güvence altına alınmıştır.
Meslektaşımız Aybüke Pusat ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz ve kendisinin yanındayız. Sanat emeği, ifade özgürlüğüyle anlam bulur. Hiçbir oyuncu, düşüncesini dile getirdiği için işinden edilemez.”
Açıklamadaki “Aybüke Pusat” ismi yerine..
“Gökhan Ünver” yazınız..
Yüreği varsa bu Oyuncular Sendikası, aynı açıklamayı yapsın..
Üstelik, Aybüke Pusat gibi, “boykota destek” de değil, Gökhan Ünver’in ki sadece “sessizlik”.
Haydi bakalım solcular..
Kafayı toptan tırlatmadığınızı gösterin..
“Gökhan Ünver” için de bir açıklama yapın..